Connect with us

YAZARLAR

ARZUHALİMDİR

Published

on

Av. Cengiz HARTAVİOĞLU

Anayasa’nın “adam” yerine konulduğu, Anayasa hükümlerinin hakîm olduğu hukuk devletlerinde toplumların davranışlarını yönlendiren ve insanların toplum içinde nasıl davranması gerektiğini belirleyen normlar vardır. Bu normları şekillendiren bazı unsurlar vardır ki, üzerinde durmayacağım, bunlar; din, örf adetler, gelenekler vs. Temas etmek istediğim, üzerinde durma niyetinde olduğum normlar vardır ki, bunlar devletin tüzel kişiliğinden sadır olan, başta yöneticilerin, devleti idare edenlerin ve vatandaşların uyması gerektiği normlardır. İşte bu normlara uyan ve bu normları uygulayan devletlere hukuk devleti diyoruz. Anayasanın bir defa delinmekle çok şey olacağına inanılan ve anayasanın delinmesine izin vermeyen ülkelerde bahsettiğim bu normların hiyerarşisi vardır. Yani önemine binaen üst ast sıralaması vardır.

Peki nasıldır bu hiyerarşi; En tepede Anayasa vardır. Bir devletin kutsal metnidir Anayasa. Sonra uluslararası anlaşmalar, sonra kanun, daha sonra tüzük, akabinde yönetmelik gelir, bundan sonra ise genelge (genelgenin sırasına dikkat) gelir. Bundan sonrası yönerge vs. devam eder. Cumhurbaşkanı hükümet sistemi ile bu normların arasına Cumhurbaşkanı Kararnamesi de katıldı ki, normlar hiyerarşinde yeri neresidir şahsen bilmiyorum. Merak da etmedim hiç, çünkü uygulamada Anayasadan önce olduğunu biliyorum.

Aslında normların hiyerarşisini anlatmak niyetinde değilim. İktidarın açmış olduğu hukuksuz koridorda kendine uygulama alanı bulan ve bu hukuksuz koridorda son hızla yol almaktan rahatsız olmayan ve “baronlaşan” barolardan ve tabi ki Şanlıurfa Barosundan bahisle bir yazı yazma niyetindeyim. Umarım konu bütünlüğü içerisinde yazıyı bitiririm ki, pek ümitli değilim bu konuda!

Avukatlık Kanunu 82. Madde şöyle der “Genel kurul son rakamı çift olan yıllarda olmak kaydıyla iki yılda bir Ekim ayının ilk haftası içinde baro başkanının daveti üzerine gündemindeki maddeleri görüşmek üzere toplanır.”

Yürürlükteki bu KANUNA göre bütün barolar gibi Şanlıurfa Barosu da Ekim 2020’de genel kurul kararı almış, adaylar seçim çalışmalarına başlamıştı ki, İçişleri bakanlığı bir GENELGE yayımladı. Kanun düzenlemesi ile vakti, zamanı, yılı, ayı belirlenmiş olan baro seçimleri bir genelge ile ertelendi. Başta Barolar Birliği olmak üzere barolar, İçişleri Bakanlığının bu genelgesine karşı çıktılar. Normlar hiyerarşisine atıflar yapıldı hukuka aykırı olduğu dile getirildi, genelge ile kanunun önüne geçilemeyeceği beyan edildi. Nafile. Bu arada Baro seçimleri ertelenirken siyasi parti kongreleri bu ertelemenin dışında bırakıldı. Sonraki süreçlerde siyasi partiler başta iktidar partisi olmak üzere binlerce kişi ile kongreler yapıldı ancak Şanlıurfa Barosu 1500 kişi ile seçim yapamadı, Hafazanallah Urfa’ya virüsü avukatlar bulaştırır.

İçişleri Bakanlığı genelgesinden sonra Şanlıurfa Barosu da haklı tepkisini ortaya koydu, basın açıklamaları yaptı, genelge ile kanuni düzenlemenin önüne geçilemeyeceğini dile getirdi ve haliyle normlar hiyerarşisine atıfta bulundu. Hatta göstermelik bir genel kurul dahi yaptı, divan oluşturuldu vs. Hukuk adına yapılan her türlü tepkide haklıydı Şanlıurfa Barosu.

İçişleri Bakanlığının genelgesi ile 1 Mart 2021 tarihine kadar ertelenen Baro Seçimleri mart ayı itibari ile yapılması gerekir. Nitekim Adana, Aksaray, İzmir, Antalya Baroları mart ayı içerisinde genel kurul kararı aldılar. Peki, ekim ayında seçimlerin ertelenmesine tepki gösteren Şanlıurfa Barosu yönetim kurulu ne yapıyor? Seçime gitmemek için ölü taklidi yapıyor. Genelge ile baro seçimlerini hukuka aykırı bir şekilde erteleyen ama kendi partisinin kongrelerini de yapmaktan geri kalmayan iktidar, baro yönetimlerinin hukuksuz davranmasının da önünü açmış oldu. İktidarın açmış olduğu hukuksuz koridorda yol almaya baroların hakkı yoktur. Genel kurula gitmemek için ölü taklidi yapan Şanlıurfa Barosu da genelge ile açılan bu hukuka aykırı koridorda yürümekten pek şikayetçi değil. Şimdiye kadar genel kurul kararı almadıklarına göre… Hep derim ben, iktidarın hukuka aykırı düzenlemelerini ve uygulamalarını eleştirenler bir koltuğa oturdukları anda iktidardan farkları kalmıyor. Kanun, tüzük, yönetmelik tanımıyorlar. Genelgenin tanımış olduğu konforu bozmak istemiyorlar. Şanlıurfa Barosu yönetim kurulunun tavrı şu anda tamamen budur. Genelgenin tanımış olduğu koltukta kalma konforu var ve kanunun o konforu bozmasına gönülleri razı değildir. Görünen bu. Hatta aldığım duyuma göre birisi Avukatlık Kanunun 82. Maddesine atıfta bulunarak “kanuna göre sonu çift ile biten yıllarda seçim yapılır” demiş. Yanisi şu; 2022 yılının ekimine kadar seçim yok demektir. Sorsan ülkede hukuk yok Tayyip Erdoğan da diktatördür. Ama kendisi seçime gitmeden koltukta kalma hayalleri peşinde. Sorsan kendisi çok büyük avukattır ve acayip hukukçudur ama gözü makam işgalinde. 

NETİCE-İ TALEP ;

Şanlıurfa Barosu dün yapılan yönetim kurulu toplantısında genel kurul kararı almamış. Teklife rağmen almamış. Ümidim odur ki, önümüzdeki çarşamba günü yapılacak olan baro yönetim kurulunda genel kurul kararı alınır ve mart ayında seçim yapılır. Aksi durumda, seçime gitmedikleri takdirde mart ayı itibari ile geçen her gün bulundukları makamı işgal ettikleri anlamına gelir. Yapacakları işlemler ve alacakları kararlar yok hükmündedir hukuka aykırıdır. Önümüzdeki Çarşamba günü genel kurul kararı mesajını sms kutumda görmek ümidiyle…

İlgili makama bildirir gereğinin yapılmasını asaleten talep ederim.